http://www.32gunhab er.com/Yazar/ Yazar.aspx? CI=761
Mustafa Mutlu
Silivri’deki iki rektörden mektup var: Neden tutuklandığımızı bilmiyoruz!14.05.2009
Gündem o kadar hızlı değişiyor ki; Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan rektörleri unuttuk bile...
O günlerde hepimiz Türkan Saylan’ın evinin aranmasına ve Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın tutuklanmasına odaklandığımız için, diğer rektörlerden söz bile etmedik.
Tutuklanma nedenleri, “Yasa dışı terör örgütü üyesi olmak suçlarını işledikleri yönünde kuvvetli suç şüphesi varlığını gösteren olgular” bulunması...
Halen Silivri 4. Cezaevi’nde tutuklu olarak bulunan bu rektörlerin ikisinin ortaklaşa imzaladıkları, “görüldü” damgalı bir mektup ulaştı elime...
19 Mayıs Üniversitesi’nin eski rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay ve Uludağ Üniversitesi’nin eski rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran, 10 Mayıs tarihinde yazdıkları mektuba, “Neden tutuklandığımızı bile bilmiyoruz” diye başlamışlar...
Bugüne kadar bir kez bile konuşmadığım, yüz yüze gelmediğim bu iki eski rektörün mektubunu tarihe not düşmek amacıyla özetleyerek yayınlıyorum:
***
“Sayın Mutlu,
Biz neden tutuklu olduğumuzu bilmiyoruz. Poliste ve savcılıkta bize sorulan sorulardan anladığımız kadarı ile suçumuz, 8 yıl rektörlük yaptığımız dönemde çeşitli nedenlerle (panel, konferans, kokteyl, resepsiyon) katıldığımız toplantılarda; bazı devlet adamları ile askeri ve sivil erkanla beraber olmak... Bunların hiçbiri gizli değildi.
Bize sorulan bir diğer soru, Cumhuriyet Mitingleri’ydi.
‘Üniversite öğretim üyelerinin Anıtkabir’e yürüyüşüne katıldınız mı? Burada Ordu Göreve pankartını siz mi açtınız?’ türünden sorular...
Biz de bu soruları yanıtladık ve o pankartı açan kişilerin bizimle ilgileri olmadığını, organizasyon komitesi tarafından kendilerine çok rica edilmesine rağmen pankartı indirmedikerini söyledik.
Zaten o kişiler sonradan mahkemeye verildiler ve beraat ettiler.
Ne derseniz deyin, dinleyen kim?
Ben Mustafa Yurtkuran, Çanakkale Mitingi’nde konuşmacıydım. Diğerlerinde sadece katılımcı.
Ben Ferit Bernay; hepsinde sadece katılımcıydım. Bunların hiç önemi yok. Cumhuriyet Mitingleri’ne katıldıysanız, destekliyorsanız, Engenekoncusunuz!
İnsana rüya gibi geliyor. Sanki komedi tiyatrosundayı z: Sekiz yıl rektörlük yap. 24 saat polis korumasında polislerle birlikte yaşa. Nereye gidersen önceden Valiliğe bildir. Sonra seni gizli örgüt üyesi olmakla suçlasınlar...
Biz rektörlüğümüz boyunca ne düşündüysek, bunları açıkça söyledik. Bildiriler sunduk. Senato bildirilerimizle, üniversitelerimizin görüşünü bildirdik. Bunları açıkça, toplumun önünde yaptık. Fakat dinleyen kim?
Yukarıda anlattığım gibi ortada delil, kanıt yok. Mutlak şüphe yaratacak bir bulgu yok. Evlerimizden, ofislerimizden her şey alındı. (Çocuklarımızın ve damatlarımızın bilgisayarları bile alındı.) Diğer bir deyişle, delilleri karartmamız mümkün değil; yerimiz, adresimiz, işimiz belli... Fakat biz tutukluyuz.
Biz 60 yaşlarında kişileriz.
Eğer silahlı yaralama yapsaydık, tutuksuz yargılanacaktık.
Fakat şimdi tutukluyuz.
Anlamak, kabullenmek, içimize sindirmek çok zor.
Prof. Dr. Ferit Bernay
Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran”
***
Böyle bir mektuptan sonra ne yazılır ki?
18 Mayıs 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)